Mutfaklarımızın baş tacı, şifa kaynağı ve sıvı altın olarak adlandırılan zeytinyağı, aslında sadece bir yağ değil; doğanın bize sunduğu en saf meyve suyudur. Ancak her zeytinyağı aynı "ruhla" üretilmez. Zeytinevim olarak biz, o şişeyi her açtığınızda burnunuza gelen taze çimen, çağla ve yeşil domates kokusunu korumak için doğaya saygı duyan, bilimsel verilerle desteklenen oldukça hassas bir süreç yönetiyoruz. Peki, gerçek bir soğuk sıkım zeytinyağı nasıl üretilir? İşte bizim hikayemiz.
Kaliteli bir zeytinyağının hikayesi fabrikada değil, bahçede başlar. Biz zeytinlerimizi henüz tam kararmadan, polifenol (antioksidan) değerlerinin zirvede olduğu erken hasat döneminde (Eylül-Ekim) topluyoruz. Ağaçlarımıza zarar vermeyen modern el sarsıcılar kullanarak, zeytinleri yere değmeden doğrudan ağlardan alıyoruz. Zeytin dalından koptuğu an oksitlenmeye başladığı için onları hava almayan çuvallar yerine, nefes alan delikli kasalara yerleştiriyoruz. Amacımız belli: Zeytin "küsmeden" ve kızışmadan sadece birkaç saat içinde sıkım tesisimize ulaştırmak.
Fabrikamıza gelen zeytinler önce yapraklarından ayrılır ve tertemiz sularla yıkanır. İşin en kritik noktası ise kırma ve yoğurma (malaksasyon) aşamasıdır. Piyasadaki pek çok üretici daha fazla yağ alabilmek için hamuru 35-40°C derecelere kadar ısıtır. Ancak biz Zeytinevim’de verimden feragat ederek, hamur sıcaklığını asla 25°C’nin üzerine çıkarmıyoruz.
Bu sayede;
Üretimimizde dışarıdan sıcak su ilavesi gerektirmeyen iki fazlı sistemleri tercih ediyoruz. Bu yöntem, zeytinin kendi öz suyundaki tüm faydalı bileşenlerin yağda kalmasını sağlar. Suyla yıkanıp giden polifenoller değil, şişeye giren bir sağlık iksiri hedefliyoruz.
Zeytinyağının üç büyük düşmanı vardır: Isı, ışık ve hava. Sıkım işlemi biter bitmez yağlarımızı hava ile teması tamamen kesilmiş, içindeki boşluğa azot gazı basılmış paslanmaz çelik krom tanklara alıyoruz. 18-20°C derece sabit sıcaklıktaki iklimlendirilmiş depolarımızda, yağımız sanki hala meyvenin içindeymiş gibi tazeliğini korur.
Zeytinevim olarak ürünlerimizi aylar öncesinden şişeleyip raflarda bekletmiyoruz. Siz sipariş verdiğiniz anda tanklarımızdan taze dolum yapıyor, yağın kalitesini koruması için ışık geçirmeyen koyu renkli cam şişeler veya özel laklı tenekeler kullanıyoruz.
Sonuç? Sadece bir yemek malzemesi değil; damakta burukluk bırakan, genizde hafifçe yakan ve bedeninize şifa veren gerçek bir doğa mucizesi.